In this area you can put any information you would like, such as: special offers, corporate motos, greeting message to the visitors or the business phone number.
This theme comes with detailed instructions on how to customize this area. You can also remove it completely.
“Saklan” diye haykırdı.
Etrafını kolaçan etti. Babasının devlet memuriyetinden kalma alışkanlıklarını ve onun da çocukluğunun izini taşıyordu tüm duvarlar: Şampanya rengi ve 3 yaşındaki bir çocuğun kara kalem soyut çalışmaları…
“Saklan, geliyorlar” diye tekrarladı.
Tekrar bakındı etrafına. Bir iz daha taşıyordu tüm odalar, ne olduğunu anlayamadığı, yalnızca minderlerinden kendisine ev yaptığı koltukların gitmiş olduğunu farkettiği o haciz gününden. Hiçbir eşya yoktu evde.
“Saklan çocuk! Çok geç olmadan !”
Kimden saklanacaktı. Neyden saklanacaktı? Başı dönüyordu.
“Çok geç ! ”
Continue reading…
eskilerden bir yazı.
öncelikle sohbet sırasında da dile getirdiğim üzüntümü buraya da aktarmak istiyorum. ali sirmen şöyle bir şey dedi: “ergenekon davası için toplanan delillerde darbe hakkında konuşulduğunu gösteren kayıtlar var. fakat darbeden konuşuluyor olması bir şey ifade etmez. yolsuzlukların yürüyüp gittiği bir ortamda darbeden konuşulması hiç de anormal değildir. diyelim ki konuşuldu, sağlam delillerle ispatlanmadıkça bunun bir yaptırımı olamaz.” sohbetin yapıldığı ortamdakilerin de düşündüğü gibi masumane bir cümle değildi bu. ben “hocam ben bunda bir darbe taraftarlığımı seziyorum” derken arkasını dönüp ters ters bakan, “darbeyi savunduğunu da nereden çıkardın” diye hömküren kişilerin düşündüğü gibi öylesine bir laf da değildir. bir şeyi normal görmek (anormal olmadığını düşünmek) ona hak vermek demektir. evet senin de öyle düşündüğün manasına gelmez ama kesinlikle “hak verdiğin” manasına gelir.
masadasın, erkeklerin dikkatini çekebilecek güzellikte bir kız var yanınızda. kızla daha önceden tanışıklığın yok ama ilgisini çekmek, masadan kalkınca unutulmamak istiyorsun. masanda esmer(opsiyonel), uzun saçlı ve eli yüzün düzgün ya da sarışın yeşil gözlü bir eleman varsa adaletsiz, kahpe, kavanoz dipli bir masadasın demektir. çünkü bunlar senden bir adım önde başlayacaktır. ( burada bir de not düşelim, sarışın, yeşil gözlü olmak tam bir bıçak sırtıdır, türkiye’de isen ya çok beğenilirsin bir hatun tarafından, ya da itin götüne sokulursun, çıkarılmazsın. öyle tehlikelidir sarışın yeşil gözlü olmak. yani yakışıklı olan buysa bir şansın var, çünkü yakışıklı olmasına rağmen kızın onu beğenmeme gibi bir ihtimal var) onları alt etmek istiyorsan tekniklerimizden birini kullanmaya derhal başlamalısın.
hak ettiğimiz yerdeyiz:
konjonktür, imgelem, yaşanmışlık, avangard, subje…
oh lan rahatladım. şimdi bu mark zuckerberg kelimeleri kullanmadan bodoslama içimi dökeceğim.
mezun.com…
ciğerimsin hacım. çalışanları… benim için çok değerlisiniz. hepiniz ilk göz ağrımsınız ve unutulmayacaklar listesine giriş yaptınız benim için.
üniversite hayatı bitip de iş hayatına atılmam gerektiği söylendiğinde (yani “ayy talheea senin hala araban yok muaaa?”) kolları sıvadım. zaman zaman umutsuzluğa düştüm ve “eeyhh başlarım lan, askere gidiyom olm ben” dedim kendime. sonra dur be manyak diyerek kendimi sakinleştirdim. mezun.com CA ve BC bilgisi dahilinde beni bünyesine kattığında dünyaya bakışım değişti. beni üzen en önemli faktör yıkılmıştı çünkü.
çok hatalar yaptım. toyluğun verdiği heyecanla yanlışlar yaptım. çalışan siteleri bozdum. istediğim katma değeri sağlayamadım uzunca bir süre. bu süre zarfında bana yine de güvenen, “toydur, öğrenir abisi” diye beni savunan BC’ye minnet borçluyum. bana ve esprilerime katlanan mezun.com camiasına teşekkürü bir borç biliyorum.
“iş hayatında herkes birbirinin kuyusunu kazar olm” diye telkinlerde bulunulmuştu. bu tarz hiçbir şey yaşamadığım için de çok mutluyum.
bundan sonra da güzel haberlerinizi almak, mezun.com’un adını her yerde iftiharla anmak üzere aranızdan ayrılıyorum.
teşekkürler.
This is the report of my training that i have done in summer 2008.
Jini is the open source platform for parallel computing on distributed systems.
Hadoop is the framework that Google has developed using Map-Frame on his file system GFS.
If you are looking for a framework to do parallel computing on distributed file systems and try to develop a network that repairs itself these two are really suitable for you. This is what i have done to learn their basics and comparing the functionalities of both frameworks.
uğraşıp duruyoruz hani orjinal laflar edeceğiz diye. kasmamak lazım. söylemek istediklerimiz bir şekilde önceden söylenmiştir zaten. bakınız negzel demiş selimciğim ışık:
“elbette çok şey beklediğimi biliyorum. her zaman da bekledim. her yeni tanıştığım insandan tanışır tanışmaz neler bekledim; o daha adımı öğrenmeden ben onunla ilgili hayaller kurdum, ümit etmeye başladım hemen ve o insan yanımdan bir dakika bile ayrılınca ben öyle yerlere varmıştım ki, hayalimde bu ayrılmayı bir ihanet saydım. gücendim. hayır benimle başa çıkılmaz.”
bunun noktalama işaretsizi tabi.
Sonunda açtık kendi ismimizle domainimimizi. Negzel oldu.
Görüşürüz ya buradan, arada arayın özlerim sizi.
çok yazıldı çizildi bu film hakkında. kapitalist sistemin eleştirisi diyen oldu, japon borsasının osmanlı devletindeki tımar sistemine olan etkisini irdeleyen bir yapım olduğu söylendi, tifo virüsünün hücre içi yaşamsal aktiviteleri aydınlığa kavuşturuldu dendi. yani dendi de dendi, dandi de dandi, mahatma gandi. ama neyse, koskoca filmden benim tek çıkardığım, testin cevap anahtarının yanlış olduğuydu. aşağıda bunla ilgili bir şeyler karaladım.
— spoiler —
sorular, jamal’in hayatı ile paralel ilerliyor. güzel. bir soru, sonra hayatından bir kesit şeklinde. son soru, jamal’in esas kız ile olan hayatının başlangıcına denk gelen bir soru. ki hayatının bu kesitinden sonra çoğu şey iyi gitmiyor, birbirlerinden ayrı düşüyorlar, ayrı düşürtülüyorlar falan. yani hayatlarının çembersel çizgisinde aynı noktaya dönüyorlardı (zamanın kendini tekrar etmesi). bir milyon kişi klasik bollywood filmi dansını yapıp eğlenirken ben hüzünlere gark oldum. çünkü; eğer film boyunca anlatılan “yaşamı ile sorulan soruların paralel gitmesi” kaderse, kader değiştirilemeyeceğine göre bu paralellik devam edecekti. yani bu kavuşma sahnelerinin ardından acı dolu bir periyot yeniden başlayacaktı.
Continue reading…